Katil balina

Katil balina (Orcinus orca), Orka olarak da bilinir, okyanus yunusları ailesinin en iri üyesidir. Yayılım genişliği olarak dünyada en yaygın ikinci memelidir (insanlardan sonra) ve tüm okyanuslarda bulunur. Çok yönlü bir yırtıcıdır ve balık, deniz kaplumbağası, kuş, fok, köpek balıkları ve hatta diğer genç ve küçük yunusları yer. Bu şekilde deniz besin zincirinin en üst noktasındadır. Katil balina ayrıca diğer balinalara özellikle gri balinalara da saldırır.

“Katil balina” adı hayvanın muhteşem ve korkusuz bir deniz memelisi olarak ününü yansıtır. Günümüzde Orka balina olarak görülmez (daha geniş anlamda tüm cetacean’ların balina olduğu geçeği dışında) ve insanlar için tehlikeli değildir. Doğada Orka’nın bir insana saldırısı kaydedilmemiştir. Bununla birlikte deniz parklarında tutsak olarak tutulan Orkaların terbiyecilerine saldırdıklarına dair raporlar vardır.

ATP Nedir?

Atp nedir?

atp

 

 

Klorofil tarafından emilen ışık enerjisi, o haliyle bitkilere yararlı değildir. Yararlı bir hücre enerjisine, bir kimyasal enerji biçimine dönüşmesi gereklidir. Bitki olsun hayvan olsun bütün canlı hücrelerin enerji sağlayıcısı daha çok ATP olarak bilinen adenosin trifosfattır. ATP, hemen hemen DNA zincirinin tek bir nükleotid halkası büyüklüğünde ve karmaşıklığında bir moleküldür. Aslında, fazladan iki fosfat eklenmiş bir nükleotiddir (adenosin monofosfat) Önce ATP’nın hücre içinde nasıl oluştuğunu incelemek gerekirse bildiğiniz gibi klorofil ışığı emer, ışığın enerjisini elektriğe çevirir, sonra da şeker yapma işlemi sırasında bu enerji ATP’ ye dönüşür. Güneş enerjisi böylece ATP molekülleri içine kilitlenip saklanıratp

Hayvan hücrelerinin klorofilleri yoktur. Onlar bitkileri yiyerek sağladıkları şekerden ATP üretmek zorundadırlar. Bitki şekerinin oksijenle yakılıp ATP sağlanması için, hayvan hücrelerinin ufacık şeker yakan odacıkları vardır.

Adenozin 5′-trifosfat, hücre içinde bulunan çok işlevli bir nükleotittir. İngilizce Adenosine Triphosphatedan ATP olarak kısaltılır, en önemli işlevi hücre içi biyokimyasal reaksiyonlar için gereken kimyasal enerjiyi taşımaktır. Fotosentez ve hücre solunumu (respirasyonu) sırasında oluşur. ATP, bunun yanısıra RNA sentezinde gereken dört monomerden biridir. Ayrıca ATP, hücre içi sinyal iletiminde protein kinaz reaksiyonu için gereken fosfatın kaynağıdır.

Kimyasal Özellikleri

ATP, adenozin ve üç fosfat grubundan oluşur. Adenozinden itibaren sayınca ikinci ve üçüncü fosfat grupları arasındaki bağın enerjisi çok yüksektir. Bu bağın kırılmasıyla ATP, ADPye dönüştüğü zaman meydan gelen enerji değişimi, hücre içinde -12 kCal/mol, labortuvar şartlarında ise -7,3 kcal/moldür. Açığa çıkan bu büyük enerji miktarı, biyokimyasal reaksiyonlarda ATPnin bir kimyasal enerji deposu olarak kullanılmasına yarar.

Sentezi

ATP çeşitli yollarla sentezlenebilir. Aerobik şartlarda ATP sentezi mitokondrilerde, oksidatif fosforilasyon yoluyla gerçekleşir. Anaerobik şartlarda ise fermantasyon yoluyla olur.

ATP sentezinde yakıt olarak başta glikoz ve trigliseritler kullanılır. Trigliseritlerin bozunumunda gliserol ve yağ asitleri oluşur. Hücre sitozolunda glikoz ve gliserol, glikoliz yoluyla pirüvata dönüştürülürler. amfosforilasyonu yoluyla bu aşamada bir miktar ATP pirüvat kinaz ve fosfogliserat kinaz enzimleri tarafından sentezlenir. Pirüvat sonra mitokondride oksitlenmeye devam eder. Mitokindride pirüvat pirüvat dehidrojenaz aracılığıyla Acetyl-CoA’ya dönüşür, o da Krebs döngüsü ile karbon dioksite kadar oksitlenir. Yağ asitleri de beta-oksidasyonu ile Acetyl-CoAya dönüşürler ve Krebs döngüsüyle metabolize olurlar. Krebs döngüsünün her bir deviniminde süksinil-CoA sentetaz tarafından bir ATP dengi GTP, bir de indirgeme gücüne sahip olan NADH sentezlenir. NADH’deki elektronlar elektron taşıma zinciri ile taşınırken ATP sentaz tarafından oksidatif fosforilasyon yoluyla çok miktarda ATP sentezlenir

 

Haliç yunusu

260px-DELFIN_DEL_ORINOCO2

Haliç yunusu ya da Tucuxi (Sotalia fluviatilis) Amazon havzasındaki nehirlerde ve Güney Amerika’nın kuzey ve doğu kıyılarında denizlerde bulunan bir yunus türüdür. “Tucuxi” (telaffuzu: tu-ku-şi) adı Tupi dilindeki tuchuchi-ana sözcüğünden türetilmiştir ve türün genel adı olarak kullanılmaktadır. Amazon nehir yunusu gibi gerçek nehir yunusları ile benzer coğrafi bölgelerde bulunmasına rağmen haliç yunusu genetik olarak nehir yunuslarına benzememektedir ve deniz yunusları (Delphinidae) familyasında yer almaktadır. Fiziksel olarak, özellikle de denizde bulunan tipi afalinayabenzer. Ancak yeteri kadar yakın olmadığı için kendi cinsi Sotalia altında sınıflanmıştır. Ayrıca gri yunusgri nehir yunusuGuyana nehir yunusuAmerika ırmak yunusuSotaliBufeo negro ve Bufo negro adları da verilmektedir.

Haliç yunusu genellikle afalinaya benzerliğiyle tanımlanır. Ancak daha küçüktür, özellikle nehirde yaşayan tipleri 1,5 metrelik boylarıyla denizde yaşayan 2,1 metrelik tiplerinden daha da küçüktür. Yunusun sırtı ve yanları açık gri ile mavimsi gri arasındadır. Karın kısmı daha açık renktedir ve nehir tipinde pembemsi, deniz tipinde de açık gridir. Sırt yüzgeci özelikle nehir tiplerinde hafifçe kanca şeklindedir. Ağızları belirgin ve orta uzunluktadır.

 

Köstebekgiller

Image

 

Köstebekgiller (Talpidae), memeliler aleminde böcekçiller takımına ait, yeraltında, kazdıkları tünellerde yaşayan memeli grubunu kapsayan bir familyadır. Bazı türleri tamamen suda yaşarken bazıları yarı su yarı kara ortamında yaşar. Tamamen kürkle kaplı silindirik vücut yapıları ve küçük gözleri vardır. Ayrıca genellikle kullakları görünmeyecek şekildedir. Yer altında yaşayan omurgasız canlılarla beslenirler. Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya’da yaşarlar

Toprakları kazarak ve eşeleyerek yaşamaya uyum sağlamışlardır. Ağız ve burunları hortum gibi uzamıştır. Gövdeleri silindir biçiminde, gözler körelmiş ya da körelerek derialtında kalmıştır. Kulak kepçeleri yoktur. Ön ayakları kazmaya uyum sağlamış ve kürek biçiminde genişlemiştir. Parmak sayıları önde ve arkada 5’tir. Tırnakları ön ayaklarda kazmaya uyum sağlamıştır.Postları kısa ve sık kıllarla kaplıdır. Diş yapıları sivrifarelere göre daha ilkeldir. Genellikle hepsi toprak altında yaşarlar. Yüzeye çıkardıkları toprak yığınları ile tanınırlar. Yuvaları çok karmaşık biçimdedir

 

Böcekçiller

260px-Hedgehog-en

Böcekçiller (Latince: Eulypotyphla; eskimiş adı: Latince: Insectivora), böcekler ve diğer küçük hayvanlarla beslenen memeli takımı. Bazıları toprak altında eşerek, bazıları sularda yüzerek, bazıları da ağaçlara tırmanarak yaşar. Başlarının ön kısımları sivridir. Tabanlarına basarak yürürler. Çoğu gececidir. Koklama ve işitme duyuları oldukça iyi gelişmiştir. Gözler ise küçülmüş ve önemli ölçüde körelmiştir. Burun, ağız ve göz çevresinde, hareketli dokunma kılları bulunur.

Çok kısa kıllı olan köstebekler de dikenli olan kirpiler ve sivri burunlu fareler de bu takıma girerler. Dünyada 7-8 aileye bağlı, 373-390 tür böcekçil vardır. (Sayı sınıflandırma sistemlerine göre değişiklik gösterir. Bilim adamları arasında da görüş birliği yoktur.) Türkiye’de 3 familyaya bağlı, 17 tür böcekçil bulunmaktadır.

Armadillo

260px-Dasypus_novemcinctus

Armadillo ya da yaygın adıyla tatu, ana yurdu Güney Amerika olan plasental memelidir. Ortalama 75 cm. uzunluğundadır. Armadilloların vücudu bir tür zırhla korunur (ismini de İspanyolcada zırhcık anlamına gelen kelimeden alır), bu özelliğiyle tesbih böceğine benzerler. Temel yiyeceği böceklerdir. Yiyecek bulmak için toprağı kazarlar, koku alma duyuları çok geliştiğinden böcekleri bulabilirler. Toprağı kazarken çok hızlı davranır ve bu süre içinde burunları toprak ile temas hâlinde olduğundan nefesini tutarlar. Armadilloda yumurtalıklarda yalnız bir tane yumurta oluşmasına rağmen üreme olayları sonucunda dört tane yavru meydana gelir. Armadilloların bir defada 4 yavruları olur. Bu olay bir annenin her defasında tek yumurta dördüzleri doğurmasına benzer ve 4 yavrunun da cinsiyetleri aynıdır. Ayrıca yapay besiyerlerinde üretilemeyen cüzzam etkeninin (M. leprae) üretilmesinde kullanılır.

Fossa

Fossa (Cryptoprocta ferox), Madagaskar’a endemik bir memeli türü. Madagaskar’daki en büyük etçil memelidir.

Son yapılan araştırmalara göre fossa daha önce sanıldığı üzere nokturnal bir hayvan değildir. Ancak, nadir bulunduğu için eskiden gece dolaştığı sanılıyordu, ama bu araştırmaya göre fossa hem gece hem de gündüz görülebiliyor.

Erkek fossalar 70–90 cm boyundaki kuyruklarıyla beraber 75–80 cm., ağrılıkları 6–10 kg., dişileri, erkeklerinki ile aynı boydaki kuyruklaryla beraber 65–70 cm. boyunda ve 5–7 kg. ağırlığındadır.

Fossalar Madagaskar’ın sık yağmur ormanlarında yaşar. Bu türün en iyi görülebildiği yer ise Kirindy Ormanı Koruma Alanı’dır, ki burası Morondava şehrinin 70 km kuzeyinde yer alır.

Fossa, balıktan kuşa kadar her türlü küçük ya da orta boy hayvanları yiyerek beslenir. Başlıca besinleri lemurlardır, ki bu yüzden yaşdıkları bölgede baş avcıdırlar. Ayrıca fossanın soy tükenmesi yakın bir akrabası ise dev fossadır (Cryptoprocta spelea). Bu hayvan 1.8 m boyundaydı, yani günümüz fossasından 20% dah uzundu ve 17 kg. ağırlığındaydı. Bu hayvanların, insanlar adaya yerleşene kadar şempanze boyundaki lemurlar tarafından avlandığına inanılıyordu.

Fossaların doğal düşmanı yoktur, ama belki Nil timsahı tarafından yeniyor olabilir.

Asya yaban eşeği

260px-3_khulan_am_Wasser_Abend

 

Asya yaban eşeği (Equus hemionus), Equidae familyasından Orta Doğu’ya özgü bir hayvan çeşididir. Asya yaban eşeği, evcil eşekten az daha iridir ve ata daha çok benzer . 190 kg. ağırlığında ve 2.1 m. boyundadır. Postları yazın kızıl kahverengi, kışın sarımsı kahverengidir. Evcil eşeğin yabani atası Afrika yaban eşeği olmasına karşılık, bazen Asya yaban eşeği kabul edilir. Sümerlilerin Asya yaban eşeğini evcilleştirdiği sanılmaktadır.[kaynak belirtilmeli] Asya yaban eşeği, İran, Pakistan, Kazakistan,Hindistan, Çin ve Moğalistandır.

Bayağı zebra

260px-Burchell's_Zebra_(Etosha)

 

Bayağı zebra (Equus burchelli), atgiller (Equidae) familyasını oluşturan tek cins Equus‘un zebraları içeren Hippotigris alt cinsinde sınıflanan bir türdür. Ova zebrasıolarak da anılan bu türün daha önceleri çözülmemiş olan sınıflaması 2004’te yayınlanmış bir araştırmayla aydınlatılmıştır. Buna göre, bayağı zebra toplam altı alt türiçeren bir taksondur

  • Equus burchellii boehmi – Grant zebrası
  • Equus burchellii borensis – Selous zebrası
  • Equus burchellii burchellii – Burchell zebrası
  • Equus burchellii chapmani – Chapman zebrası
  • Equus burchellii crawshayi – Crawshay zebrası
  • Equus burchellii quagga – Kuagga (soyu tükenmiş)

Quagga(okunuşu kueha)nesli tükenmiş bir zebra türüdür.Güney Afrika’da yaşardı ama Boer’lar tarafından 1800 yılı civarında yok edildi.Son birey 1883’te Amsterdam hayvanat bahçesinde öldü.Diğer zebraların tersine sağrısında çizgileri bulunmazdı. Reinhold Rau, quagganın ayrı bir tür olmayıp zebranın bir alt türü olabileceğini düşündü ve çizgileri daha az olan bireyleri çiftleştirerek quaggayı yeniden hayata döndürmeye çalıştı.1998’de nihayet quaggaya çok benzeyen Henry adlı bir yavru elde edildi.